29 Kasım 2011 Salı


seni bir boşluğa attım 
gövdemi başka gövdeler bilmeyecek artık 
boşluk sesi ol.. 
hoşluk sesi ol.. 


sonra dönüp üz beni. 


yüzüm yüzünü terk edeli kıştı. 
yeni yeni kıştı. kollarım kendi 
bacaklarımı sarmıştı. fotoğrafta görünmeyen 
ışıklar vardı. sandalyenin ucuna oturmuştum. 
gözlerim bacaklarıma dolanan kollarıma, 
sonra bacaklarıma, sonra daha uzağa, salondan 
da uzağa, 
o yok yere bakıyordun. 


seni boşluğa attım 
gitmek üzereydim kalktım 
boşluk sesi ol.. 
hoşluk sesi ol.. 


gözlerimdeki ay ışığı 
gözlerinin körlüğü içindi. 





hadi benim umarsızım 
ben ölmek üzereyim 
yorgunluğum da öyle 
sabrımın son parçasını da yedim 
az önce. 


hadi benim suskunum 
geçtiğim yılları yaktım ardımda 
çocukluğumdan gelirken düştüğüm 
o keskin virajdan 
sürüklendiğim bu vakte dek 
sıkıca tuttuğum 
kırık dökük inançlarım bile 
ölmek üzere. 


hadi benim kırgınım 
kışın bana yaptıklarından, 
yazın beni öldüren yıldızlarından sonra 
yitirdiğim mevsimler değil, 
vaktim yok, 
baktığım yerleri yaktım 
içime ağladığım suları da içtim 
az önce. 





seni şimdi bir yabancı gibi karşıma alıp 
sanki senden bahsetmiyormuşum gibi yapıp 
sanki benden bahsetmiyormuşum gibi 
hatta bir aşktan bahsetmiyormuşum gibi 
fırtınayı ve huzuru anlatacağım sana 


yılları ve yolları, limanları ve fırtınayı 
ve aşkın belki hiç adı geçmeyen kuzeyini 
aşkın bu kuzeyden nasıl düşürüldüğünü, 
artık sonsuza dek yitirdiğimizi 
büyünün bitişini, 


hiç gerekmeyen yıllarda huzur, 
çok gereken yıllarda da fırtına 
nasıl yaşanır onu anlatacağım. 


seni bir yabancı gibi karşıma alıp 
bunun dayanıklı bir şey olmadığını 
sürekli kılınmadığını, çünkü aşkın 
yapılan bir şey olmadığını, 
başlangıçta bir melek konduğunu 
sonunda bir kelebek öldüğünü, 
yani kısacık sürdüğünü, oysa hayatın 
bir korkular ve alışkanlıklar bütünü 
olduğunu, 
bütün bunları sana 
nasıl anlatacağım? 





kalbim 
ölü mevsimler gibisin 
bir şeyin görünmeyen iyi yanları gibi 
ama bitti mevsim, 
bir başka yolcu yok sana 
fark etmez gibisin. 


kalbim 
demir masanın küfü,örtünün yırtığı 
camın kırığı, patlayan freni hayatımın 
kalbim, anla, bitti mevsim 
bir başka yolcu yok sana.

24 Kasım 2011 Perşembe

Biliyor musun hiç bilmiyorum özlüyor musun ?
Ben gittiği hergün onu unutmadığımı anlattım her gün yazdım, bende büyük izleri var en iyi onun bildiği bir tek onun  bildği şeyleri saklıyorum..o  gitsede bunlar benimle kalıcak onunsa hiçbir kanıtı olmıycak yeni hayatında bu haksızlık aslında ama bana bahşedilmiş bir lütüfta sanki ... ben ne kadar yeni hayatta kursam o  olucak içinde bunu biliyor , o ise bahsetmediği sürece beni bilmiycek kimse hiç kimse .
cerencanokyay@hotmail.com  bu adres hatıramda  .. şifresini o bulşmuştu ozamanlar içinde ona notum vardı 
ona hiç ulaşmaya çalışmadım bunca zaman bu yazdıklarımıda bilsin istemedim  içimde kalakaldı  her gece rüyamdadır bundan sebep . Bu adrese bir gün bir mesaj gelir diye beklemek saçma belki ama haksızda değilim güzel sözlerle  süslenmesine de gerek yok hoşçakal desin yeter hoşça kalırım belki artık ...
gece gece bir not;
bunu dinlemelisin
bir link
tıkladım ,
yine daldım sana ..

Şimdi ben ne söyliyebilrim ki artık saat gece bir buçuk O'nu dinliyorum bir radyo programı sunuyor... İçim acıdı şuan sesini duymamıştım hiç duymamıştım gittikten sonra , şimdi o konuşuyo ve ben onu dinliyorum Hayatımın ilk ve en güzel aşkı neden böyle bitti güzel bir son olmadı?
En büyük hatam en güzel şeyimsin benim , unutamadım seni hiç unutamadım hayatıma bir daha girmezssin buna iznin yok keza benimde bir daha hayatında yer almama izin yok ama her gece kendimi güzel bitirişlerden alıkoyamıyorum her gece yanına geliyorum ve tüm yaşananları unut bizi hatırla taşlara uzandığımız o olimpos gecesini hatırla bana söylediğin şarkıyı hatırla diyorum sen gülümsüyorsun gözümün nuru diyorsun ben seni gözlerinden öpüyorum ve gidiyorum . Her gece rüyamda güzelce bitiriyorum bizi , bizim yapamadığımızı yapıyorum  ... Ağlayan çınara gidicem keşke gelsen orası bi işaret sanki gelde güzelce bitirelim. Çizdiğimiz kendi yollarımzda geriye bakmayalım artık gülümseyerek hatırlamayım ne güzel olurdu !

Bu satırları O''nunla konuşur gibi yazmak istiyorum

Dün yine rüyamdaydın yıllar sonra bu satırları okurken neler hissedersinn bilmiyorum ama şuan benim hissettiklerim kadar etkili olamaz ...
Öncelikle alttaki  şarkıyı başlat lütfen ... evet şimdi devam edebiliriz
Rüyamda bu şarkıda koşuyoduk seninle ağlayan çınara doğru çok garip oraya hiç gitmedik beraber ama ben ilk gidişimde seninle olmayı hayal etmiştim , bilinçaltı sanırım..
Oraya doğru koşuyoduk çünkü yağmur yağıyodu ellerin ellerimdeydi öyle sürüklüyodun ki beni ayaklarımın yere basmadığını hatırlıyorum , oraya vardık ve beni kucağına aldın ben tam kulağına eğilip o kelimeyi söyliycekken ağzımı kapadın ve bana sadece
 -doğru'' dedin...

20 Kasım 2011 Pazar

Benimki onun ki ikimizin hataları da farklı değil birbirinden belki ben daha çocuktum kimse suçlayamaz ya bundan   yaşım bile neydi ki aşamamıştı başımı ...  sevdim seviştim kırıldım kırdım aşık oldum yalan söyledim onunla kalmak istedim sadece ..utandığım tek şey onunla kalabilmek için söyldeğim yalanlar çünkü kaybetmeme sebep oldular ... ... oda  benden çok şey bekledi farkında olmadan o hayatın bütün tecrübelerine tanık olmuşken benim hayatım boyunca yaşadığım en büyük acı kırdığım parmağımdı onunla tanışana kadar ... ondan sonra ise yaşadığım en büyük üzüntü onun gidişiydi  ... o kimle olursa olsun ben biriyle olmıycam ..evet ilk başlarda bucaladım biraz oraya buraya gittim evde duramadım dar geldi herşey. bir tek o yok .. ben de yaşatıyorum onu unutmak gibi de çabam da yok. Hayran olduğum bir adam o ben kuştum onunla tanıştığımda ailemden kopup onun yanına uçtum kanatlarım krıldı evedöndüm şimdi kanatlarım iyileşene kadar bekliycem onu o gel derse ne ala uçar giderim yanına o başka bir kuş bulursa kapanırım yuvama mutlu olduğunu bilsem de yeter.. O aslında benim kim olduğumu iyi biliyor içinde inandığı bir ben varım ki ben o olma yolunda ilerliyorum  .
bütün gün haplarını içmeyi unutursun akşama doğru üstünde bir ağırlık sabah gördüğün o rüya ona gerçkten dokunduğuna eminsin ama zaman ve mekan seni yanıltıyor. Bir gün bu yazıyı okursan bugünün tarihini hiç unutma çünkü dün senin yanına geldiğime yemin edebilirm sana dokundum bunu biliyorum...

ışıklar batmaya başlar gözünü kaparsın sesler şiddetlenir üşüdüğünü hissedersin titrersin nefes alamazssın titrersin neffesin azalır bir şey gcöğsüne batarcasına canını acıtır ve birden düşersin 
doktor yine doktor ve herkeste aynı bakış yinemi aklına geldi ?
-hayır bu sefer onunlaydım inanın ona sarıldım ...

17 Kasım 2011 Perşembe

bu dünyada söylenen en büyük yalan
yaralara ilaç olduğu sanılan zaman
görmeyince dayanır diye
avuttum kalbimi başlarda
duymayınca sesini
aldandım anlıkta olsa
bir adım kaçtım senden
bir gün iki gün üçüncü gün oldu
kaçtığım yerden başladım
üstelik bukez aşinaydım .

11 Kasım 2011 Cuma

olmadı

çok zaman geçmiş gibi , unutmaya çalışmıyorum onu benim hatam bu olabilir geceleri çok düşünüyorum onu, onun her gece annesini rüyasınnda görmesine anlam veremezdim bir türlü şimdi her gecenin sabahı onunla uyanınca anladım

3 Kasım 2011 Perşembe

sana seslendim duydun mu ?

Kendimi inandırmıştım halbuki ondan konuşmıycaktım hiç ... Yine biri çıktı karşıma üstelik ona oldukça yakın biriymiş bilmiyordum  konuştuk dün ... onun sözlerini duydum bir başkasından sanki onun  ağzından çıkarmışçasına inandım kapadım gözlerimi hayal ettim  .Beni unutmuş bu güzel haber  , içimi yaralamadımı diye sorarsan kahroldum ama sevindim onun adına ..birde Bir kaç kere bayılmıştım o gidince  ve hastalığım çıktı böylelikle korktuğumuzdan daha iyi bir sonuç tabikide bu hastalık . Hepsinin dışında yeni birilerinide düşünüyormuş hayatında sevindim
 onu yeniden gülerken görebileceksem  uzaktan da olsa,   yanında olsun kim olursa.